GencLik Clup GencLerin Yeni MekaNı . . ! Hoşgeldin; Misafir !
Senin Toplam 0 Mesajın Var.
Son Üyemiz : slim
Son Ziyaretiniz:

 
AnasayfaAnsayfaGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
www.sinyaliletisim.com yeni paylaşım sitemiz mutlaka herkesi bekliyoruz www.sinyaliletisim.com

Paylaş | 
 

 EYVALLAH kelimesinin gerçek anlamını biliyormusunuz?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: EYVALLAH kelimesinin gerçek anlamını biliyormusunuz?   Paz Ağus. 24, 2008 1:56 am

Eyvallahın manasını gerçek anlamıyla düşündünüz mü? Tasavvufî
kültürün en latif tabirlerinden biri olan eyvallah, çoğu kimseler
tarafından yerli yersiz, gelişigüzel kullanılmasına rağmen yine de
işitildiğinde veya söylenildiğinde ruhlara serinlik ve rahatlama
bahşeden tılsımlı bir söz. Mânevî terbiyeyi insanî hayatta nakış nakış
işleyen ve inceleyen tasavvuf, bu hassasiyeti konuşma üslûbunda da
göstermiştir.
Eyvallah, üç ayrı kelimeden oluşan Arapça bir cümle. Ey veya -iy, evet, tabii gibi anlamlara gelir.
Bilhassa vavla beraber kullanıldığında dilimizdeki ifadesiyle aynen öyle, tastamam gibi manaları içine almaktadır.
Tamam, peki manasına pratik Arapçada halihazırda eyva şeklinde söylenişine halkımız aşinadır.
Bazen ayvaa olarak müstehzi bir edayla fevkalade kötü taklitlerini de
duyduğumuz bu kelam esasında Allah lafzı düşünülerek bizdeki
eyvallahın Araplardaki söyleme tarzıdır.
Ve harfine gelince. Sadece gramer açısından incelendiğinde en az on
iki ayrı işlevi olan bu harfi, kültürel boyutuyla ciltlerle kitapla
ifade etmek mümkün.
Bu tabirde geçen vav için çeşitli fikirler öne sürülmüş. Bazıları
cevabı kuvvetlendirmek için, bazıları da yemin manası için
kullanıldığını öne sürmüşlerse de maiyyet yani beraberlik bildirmek
için kullanıldığı fikri ağır basmıştır.
İkinci kelime olan Allah ki daha çok lafzatullah şeklinde ifade
edilir. Cenab-ı Hakkın yüzlerce ismi olmasına rağmen Allah ismi gibisi
yoktur. Çünkü Zât-ı Ehadiyyetin kendisini tesmiye ettiği isimdir.
Öyle bir zat ismi ki, semavî kitapta beyan edilen bu isim etimolojik
olarak bile incelense, eşi benzeri olamayan bir kelime olarak kalmayıp,
ayrıca ikiliği ve çoğulluğu kabul etmeyen bir yapıya sahiptir.

Sadece içinde geçen lafzatullah bile eyvallahın alelade kullanılmamasına yeter bir sebeptir.
Belki de gündelik Arapçada eyvaa olarak ifade edilmesi bundan
kaynaklanıyordur. Eyvallahın yukarıda geçen manasıyla beraber
tasavvuftaki ıstılâhî sahasını mülahaza edersek bu gerçek daha bariz
bir hal alacaktır. Hakla kabul ettik, haktandır manasını ihtiva
ettiğinden eyvallah, sufîyyede hemen hemen her halde zikredilir, bir
virddir adeta. 

Her tecelli eden, mademki Cenab-ı Hakkın takdiri ve muradıyladır, o halde hakla kabul ettik, eyvallah.

Şu anda anlayabildiğime, yahut sonra idrak edeceğim irfana şimdiden eyvallah.

Güzel-çirkin diye tavsif ettiğimiz velakin hepsinde gizli ve aşikar
olan hikmete gördüğüm görmediğim esrar-ı ilahiyeye eyvallah.

Eyvallahın ruhuna nüfuz edebilirsek içinde samimi bir tasdik havası
barındığını fark edebiliriz. Samimi, içten kabulleniş ancak muhabbetle
olur. Zaten din de bu muhabbetin tesiri içindir. Öteki türlü, inanç
sistemini sadece bir dizi ameller olarak algılamak ki menzile yani o
rızaya asla ulaştıramaz. İkilik de burada başlar, bu muhabbet olmazsa
her muhatap kalınan emrinde o bir sen olmuş olur ki, kişi bu durumda
ibadet ederken ikilikten kurtulamaz. Halbuki muhabbetle teslimiyet
gerçek birliği sağlar.
Eyvallah böyle bir halin nişanesidir. Bu mefhum ile alakalı Kitaptan ve sünnetten pek çok örnek vardır.
Mesela Bakara Sûresinde anlatılan Hz. Mûsâ (as)nın kıssasında; Hz.
Mûsâ (as) kavmine Allahın bir inek kes emri verdiğini söylediğinde
onlar, Sen bizimle alay mı ediyorsun diye karşılık verirler. Mûsâ
(as)nın işin ciddi olduğunu belirtmesi de ikna olmalarına yetmez. Bu
ineği bize anlat, rengi nedir, neye benziyor, şöyle mi böyle mi? gibi
sorularla işi yapmamak için kırk dereden su getirirler.

Maide Sûresindeki kıssaya göre ise önce Allahtan doymak için rızk
isterler, kendileri kudret helvası ve bıldırcın eti ile
nimetlendirilmeleri ve bu mucize karşısında sayısız hamd ü sena edip
Hak Tealaya şükredecekleri yerde, bu sofrada soğan, sarmısak yok
diyerek onda bile kusur bulurlar.
Anlaşılan ne emirlere karşı ne de nimetlere karşı eyvallah diyerek bir
teslimiyet göstermezler. Zaten bu gibi hususlarda çok fazla itiraz
etmelerinden dolayı Cenab-ı Hakkın Yahudi şeriatını çok ağır kıldığını
söylemişlerdir. Kurân-ı Kerîmde ve hadis-i şeriflerde geçen bu ve
benzeri misaller tecellileri eyvallah ile kabullenemeyişin Mevlâsı ile
kulu arasındaki muhabbet bağını nasıl kopma noktasına getirdiğini
ibretle göstermektedir.

Dinî kaynaklarda ve kültürümüzde ahlâkî güzellikte numune teşkil
edebilecek âbidevî şahsiyetlerin hep eyvallahın o tasdiki ruhuna
ermeleriyle bu derecelere nail olduklarına işaret vardır. İnsan birçok
musibete ben belasından, çekişmekten dolayı uğramaz mı?
Başka bir ifadeyle inayet-i Hakla, halkla yaşamayı kendisine şiar
edinerek eyvallahı vird edinen kolay kolay gaflete, hırsa, kavgaya
düşer mi? Adım adım benlikten kurtulmaya basamak olan eyvallah, hak
suretinde bâtılın ayrılmasına vesile olduğu gibi, haktan ve hak
ilminden ayrı düşmeye de lâzım bir virddir. Kişi böylesi bir hakikat
rehberine erişirse, eyvallaha iyi tutunmalı der sofiler.

Hz. Mûsâ (as)nın Hızır ile olan arkadaşlığı bu mevzuya pek güzel misal
teşkil eder. Bir zata sormuşlar: Her şeye eyvallah, peki gafilin
gafletine de mi eyvallah? Cevaben, Gaflete eyvallahımız yoktur; fakat
gafil bir kimse gördüğünde, Bu, benim halim de olabilirdi; ama Cenâb-ı
Hak şu an beni muhafaza etti. diye tefekkür edersin. Ve ibretle
eyvallah dersin. demiş. Peki, yanlış olan şeyi nasıl düzelteceğiz?
diye sormuşlar. O zat devamla, Kendi acizliğini hatırına getirerek
karşısındakini ikna etmen daha kolay olur, sen kendi egonu aradan
çıkarırsın, böylece sözünün tesiri olur. diye cevaplamış.

Cenâb-ı Pir Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (kds)nin oğlu Sultan Veled,
şahane bir beytinde bu güzellikleri özetlemiş: Bize ne irs-ı peder, ne
servet ü ne cah kalmıştır,Şuûr-ı hikmete karşı bir eyvallah kalmıştır
(Bizlere babamızdan maddi bir miras, büyük bir servet ve makam kalmadı.
Bizlere kalan (bunlardan çok daha kıymetli, bizleri evvelkilerin
mevkiine erdiren) Hakkın hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama
hali kalmıştır.)

Mevlam! Sen'den gelene, gelmeyene; ne şekilde belirlemişsen kaderime,
bu oyundaki biçtiğin rolüme , yürekten kocaman bir EYVALLAH
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
gıcık_kız
AdmiN GıcıK_KıZ™
AdmiN GıcıK_KıZ™
avatar

Mesaj Sayısı : 2388
Yaş : 37
Lakap : hırçın
<fieldset> <legend>Kısa Bilgiler</l :
<center>iLetim : KraL OlSaN Ne YaZaR GiReCeGiN İkİ MeTrE MeZaR
<center>Burcunuz :
Forum Saati : <center><embed src="http://jrgraphix.net/research/flash/clock.swf" width="150" height="150"></embed></center></fieldset>
Rep Puanı : 10
Rep Ver : <a href="http://genclikclup.forumotion.com/msg.forum?mode=post&u=16" class="postlink"><img src="http://www.oyuncehennemi.com/images/buttons/reputation.gif" alt="" border="0"></a>
Kayıt tarihi : 08/06/08

ÖzeL ProfiL
Başarı Puanı:
500/500  (500/500)
Uyarı & Ceza:
0/0  (0/0)
AktifLik:
500/500  (500/500)
MesajKonu: Geri: EYVALLAH kelimesinin gerçek anlamını biliyormusunuz?   Paz Ağus. 24, 2008 6:51 pm

paylaşım we bilgiler için teşekkürler Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil

saygı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://genclikclup.yetkinforum.com
 
EYVALLAH kelimesinin gerçek anlamını biliyormusunuz?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GencLik Clup GencLerin Yeni MekaNı . . ! :: ––––•(-• GencLikClup Forum GeneL •-)•–––– :: BiLeLim ÖğreneLim-
Buraya geçin: